Türkiye’de ticari gayrimenkul piyasasında fiyatlar, son birkaç aydır devam eden düşüş eğilimini sürdürüyor. Ekonomik belirsizlikler, artan faiz oranları ve yüksek enflasyon gibi faktörler, ticari gayrimenkul sektörünü olumsuz etkileyerek, yatırımcılar ve işletmeler için zorlu bir dönemi beraberinde getiriyor. Özellikle büyük şehirlerdeki ofis, dükkan ve depo gibi ticari gayrimenkullerin fiyatlarında ciddi bir gerileme yaşanırken, piyasa uzmanları bu durumu, ekonomik koşullar ve tüketici taleplerindeki değişimle açıklıyor.
Son veriler, ticari gayrimenkul fiyatlarının, özellikle büyük şehirlerde, yaklaşık %10-15 oranında düştüğünü gösteriyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde, ticari alanlara olan talep azalmış durumda. Özellikle pandemi sonrası iş yapış şekillerindeki değişiklikler, uzaktan çalışmanın yaygınlaşması ve dijitalleşmenin artması, ofis ve iş yerlerine olan talebin düşmesine yol açtı. Bu da, kiraların düşmesine ve ticari gayrimenkul fiyatlarının gerilemesine sebep oldu.
Ticari gayrimenkul sektöründeki bu düşüş, yatırımcılar için kısa vadeli kayıplara yol açarken, uzun vadeli projeler için fırsatlar doğuruyor. Uzmanlar, fiyatların düşük seviyelere gelmesinin, girişimciler ve küçük işletmeler için uygun kiralık alanlar yaratabileceğini belirtiyor. Ancak, bu durum, sektördeki büyük oyuncular için daha karmaşık bir tablo oluşturuyor. Büyük ofis alanları ve alışveriş merkezleri gibi büyük ticari projelerde fiyatların düşmesi, yatırımcıların geri dönüş süresi ve kârlılık beklentilerini olumsuz etkiliyor.
Yatırımcılar, ticari gayrimenkul sektöründe yaşanan bu olumsuz gelişmeleri, özellikle faiz oranlarındaki artışla ilişkilendiriyor. Yüksek faiz oranları, ticari kredilerin maliyetini artırarak, gayrimenkul yatırımcılarının finansal yükünü artırıyor. Ayrıca, ekonomik belirsizlikler ve dış ticaretle ilgili yaşanan sorunlar, sektörün geleceği hakkında kararsızlığa yol açıyor.
Bununla birlikte, bazı bölgelerde ticari gayrimenkul fiyatlarının stabil kaldığı veya küçük artışlar gösterdiği de gözlemleniyor. Özellikle lojistik ve depo alanlarına olan talep, e-ticaretin büyümesiyle birlikte bazı bölgelerde artış gösterdi. Bu durum, özellikle lojistik sektörüyle ilgili yatırım yapan girişimciler için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, ticari gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş, ekonomik belirsizlikler ve değişen iş yapış şekilleriyle bağlantılı olarak devam ediyor. Ancak, sektörün geleceği için hala fırsatlar barındıran alanlar mevcut. Yatırımcılar, fiyatların düşük seviyelerde olduğu bu dönemi, uzun vadeli kazançlar sağlamak için değerlendirebilirler.