Standartlara Uymayan İnşaatlara Geçit Yok: Yeni Denetim Süreci Başladı


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yapı güvenliğini artırmak amacıyla standartlara aykırı yürütülen inşaat projelerinin tespiti ve durdurulması için yeni bir denetim sürecini devreye aldı. Yönetmeliklere uymayan projelere artık izin verilmeyecek.


İnşaatta Yeni Dönem: Uygunsuz Projeler Askıya Alınacak

Türkiye genelinde son yıllarda artan yapılaşma ve kentleşme süreci, yapı güvenliği ve şehir estetiği konularını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde inşa edilen yapıların, teknik şartnamelere ve standartlara uygun olup olmadığı daha sıkı şekilde denetlenecek.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yaptığı son düzenlemeyle birlikte inşaat ruhsatı almış ancak uygulamada mevzuata aykırı davranan projelerin durdurulacağını açıkladı. Bu kapsamda yapı denetim firmaları, belediyeler ve yapı sahipleri daha sıkı sorumluluk altında olacak.


Hangi Projeler Risk Altında?

Yeni uygulamayla birlikte aşağıdaki durumları taşıyan projeler doğrudan askıya alınabilecek:

  • Yapı ruhsatı ile fiili uygulama arasında uyumsuzluk
  • Deprem yönetmeliğine aykırı kolon-kiriş planlaması
  • Zemin etüdü olmadan yapılan kazı çalışmaları
  • Taşıyıcı sistemde ruhsat dışı değişiklikler
  • TSE standartlarına uygun olmayan malzeme kullanımı
  • İmar planına aykırı kat çıkılması ya da alan işgali
  • Yangın güvenliği ve acil çıkış düzenlemelerine uymama

Bu gibi durumlar, yapı denetim ekiplerinin hazırladığı raporlarla belgelenerek ilgili yapıların mühürlenmesine ve faaliyetin durdurulmasına neden olabilecek.


Denetim Süreci Nasıl İşleyecek?

Yeni sistemde denetim, yalnızca ruhsat aşamasında değil; temelden çatıya kadar inşaat sürecinin her aşamasında gerçekleştirilecek. Geliştirilen Dijital Denetim Sistemi ile proje verileri merkezi bir havuzda izlenecek.

Denetim süreci şu şekilde işleyecek:

  1. Ruhsatlı projeler sistemde kayıt altına alınacak
  2. İnşaat süreci dijital ortamdan adım adım takip edilecek
  3. Sahada yapılan kontroller fotoğraf ve video ile belgelenecek
  4. Aykırılık durumunda belediyeye ve ilgili bakanlığa rapor sunulacak
  5. Gerekirse yapı mühürlenecek ve cezai işlem başlatılacak

Bu sistem sayesinde sahte raporların, kontrolsüz müdahalelerin ve yönetmelik dışı uygulamaların önüne geçilmesi hedefleniyor.


Yapı Denetim Firmalarına Sıkı Takip

Bakanlık, yapı denetim firmalarının da sistemli şekilde denetleneceğini ve ihmali tespit edilen firmaların lisanslarının iptal edilebileceğini duyurdu. Bu kapsamda:

  • Eksik kontrol yapan firmalara para cezası uygulanacak
  • Bilinçli olarak usulsüzlüğe göz yuman firmalar hakkında suç duyurusu yapılacak
  • Her ilin yapı denetim performansı puanlanarak kamuoyuna açıklanacak

Bu adımla birlikte inşaat sektöründeki denetim mekanizmasının daha etkin ve caydırıcı olması amaçlanıyor.


Kentsel Dönüşümde de Standartlar Belirleyici Olacak

Yürütülen uygulama sadece yeni projeleri değil, kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen binaları da kapsayacak. Kentsel dönüşüm projelerinde inşaat firmalarının projeye başlarken sundukları taahhütler, süreç boyunca birebir takip edilecek.

Bakanlık yetkilileri, “Riskli yapıların yerine yine riskli binalar yapılmaması için sıkı denetim şart. Kentsel dönüşümde kalite olmazsa güvenlik sağlanamaz,” diyerek bu konuda taviz verilmeyeceğini vurguladı.


Vatandaşlara Düşen Sorumluluklar

Yeni sistemle birlikte vatandaşların da bilinçli hareket etmesi büyük önem taşıyor. Özellikle ev alacak kişilerin şu hususlara dikkat etmesi öneriliyor:

  • Projenin ruhsatlı olup olmadığını kontrol etmek
  • Yapı denetim firmasını araştırmak
  • Zemin etüt raporlarının varlığını sorgulamak
  • Malzeme kalitesi ve işçilik standartları hakkında bilgi almak
  • Kat planlarında yapılan değişiklikleri belediyeden teyit etmek

Bu kontroller, olası bir deprem ya da yapı sorunu karşısında mağduriyetin önüne geçilmesini sağlar.


Hedef: Sağlam, Güvenli ve Hukuka Uygun Yapılaşma

Yeni denetim politikalarıyla hedeflenen yalnızca fiziki güvenlik değil, şehir planlamasında hukuka uygunluk ve toplumsal sorumluluk anlayışının yaygınlaşmasıdır. Yetkililer, yapılaşmanın hızından ziyade kalitesine odaklanılması gerektiğini ve Türkiye’nin afetlere karşı dirençli şehirler kurma hedefinden taviz verilmeyeceğini belirtiyor.

Back To Top